Dünyada Pop-up Restoran Trendi

Tarafından : | 0 Yorum | On : Nisan 13, 2016 | Kategori : Blogumuz, Genel, Restoran Güncesi, Seyahat ve Yemek

Noma24Jan_0013V1-2

GASTRONOMİ ARTIK ZAMAN VE MEKAN TANIMIYOR : Dünyada POP UP Restoran Trendi

Fine-dining Restoranlarının ışıltılı dünyası ve dünyaca ünlü şefleri artık sınır tanımıyor. Kıtalar, okyanuslar bile artık mutfak severin dünyanın öbür ucundaki en iyi restoranlara ulaşmasına engel değil.
Noma24Jan_0036V1

Her geçen gün San Pellegrino en iyi 50 listesinde veya Michelin yıldızlı, dünya literatürüne geçmiş birçok ünlü şef, kendi ülkesi ve şehrinden çok tezat bir yerde, ekibi ile birlikte tamamen farklı bir misafir karşısında uç bir atmosferde hünerlerini sergilemekten, başka bir şef ile mutfağını paylaşmaktan veya yeni bir lokal mutfağı sunmaktan hiç çekinmiyor. Ve her geçen gün restoran işi performans sanatları gibi turneler ile, biletler ile erişilebilir oluyor.
Günümüzde şefler, globalleşmekten kaynaklanan şef sinerjisinin de etkisi ile, hiç olmadığı kadar global anlamda ünlüler ve birbirleri ile etkileşim içerisindeler. Bu etkileşim artık şehir veya ülke bazında değil, kıtalar arası organizasyonlarla, Sydney, Melbourne, Tokyo, Hong Kong’da daha açılmadan biletleri kişi başı 485 USD den başlayan, içeceklerle birlikte hesapta ortalama 800 USD’leri bulan pop-up restoranlara ve dünyada bir gecede Gelinaz Shuffle’da olduğu gibi Modena’daki dünyanın en iyi 2. Restoranı Osteria Francescana’nın Massimo Bottura’sının New York’ta David Chang’in Momofuku’sunda, 4 yıl üst üste dünyanın en iyi restoranı olan, şu an dünya 3. cüsü Noma’nın yaratıcısı Rene Redzepi’nin Bangkok’ta dünya 22. Cisi Nahm’da yemek pişirdiği sınır tanımayan boyutlara geldi.
2015 yılında birinci sıraya yükselen İspanya’da Barselona’ya 1-2 saat mesafedeki Girona’daki El Celler de Can Roca’nın şefleri nam-ı diğer “Roca Kardeşler’in İstanbul’da Neolokal’i de kapsayan tünesi ise yıla damgasını vuranlardandı ve tekrar bekleniyorlar 2016’da. Turne kapsamında bir de belgesel çekerek San Sebastian film festivalinde gastronomik sinema bölümünde kapanışta paylaşıldı.
Avusturalya 2015’te olduğu gibi, 2016’da da şeflerin gözdesi olma konumunu sürdürüyor. Şef Heston Blumenthal, son 20 yılda gastronomi dünyasında kendi kendini yetiştirmesini takiben pişirme tekniklerine, malzeme eşleştirmesine ve kimyasına ve son olarak çok boyutlu bir deneyim yaşatma konusundaki yaratıcılığı ve buluşları ile adını altın harflerle yazdırdı. İngiltere’de Berkshire’da Bray isimli kasabada 20 yıl önce kurduğu ilk restoranı Fat Duck’ın 3 Michelin yıldızının yanı sıra 2006’da San Pellegrino listesinde dünyanın en iyi restoranı, 2015’te 11 yıldır listede kalarak halen dünyanın en iyi 50 restoranı arasında. Blumenthal’in Fat Duck’a ek olarak Bray’de biri 1 Michelin yıldızlı olmak üzere 2 Pub’ı ve Londra’da Dinner by Heston Bumenthal” isimli 2 Michelin yıldızı olmasına rağmen kimileri tarafından “dünyadaki en iyi restoran” olarak tanımlanan bir restoranı daha bulunuyor. 2015’in ikinci yarısında restoranı yenilemek ve yeni ufuklar keşfetmek, Avustralya’lı mutfakseverler ile buluşmak üzere Melbourne’da açtığı pop-up restoranın biletleri ise rekor fiyatına rağmen –içecekler hariç kişi başı 525 USD- rekor sürede tükendi.
Heston Blumenthal’in yakın zamanda Fat Duck’ın 20. Yılını da kutladığı final yemeği ile son eren Melbourne rüzgarının ardından, Avusturalya’da pop-up restoran bayrağını başka bir efsane, Danimarkalı Ünlü Şef Rene Redzepi teslim aldı. Rene Redzepi 2004 yılında Noma’yı kurmadan önce gastronomi dünyasında Thomas Keller’ın French Laundry isimli restoranı, Ferran Adria’nın modernist mutfak anlayışı ile gastronomide çığır açan El Bulli’si gibi bir çok büyük isimin restoranlarında tecrübe kazandı. Noma ile Kuzey Avrupa Mutfağı’nın tekrar tanımlanması ve dünya çapında bir trend haline gelmesinde önemli rol oynadı.

Noma23Jan_0487

2016 yılının başında Ocak ayından itibaren Kopenhag’daki Noma’nın yenilenme süreci boyunca tüm ekibi ile 10 hafta süre ile Sydney’de mutfakseverler ile buluşan Rene Redzepi’nin 2015 yılı başındaki Japonya’daki pop-up restoranı da büyük bir başarı olmuştu. 2016 yılının başında göz kamaştıran Sydney Limanı’ndaki Barangaroo Yapıları içerisinde alan Noma Sydney, orjinalinden farklı olarak Avusturalya Mutfağı’na odaklandı. Noma’dan çeşitli ekipler proje başlamadan önce 10 ay süre ile bu kıtayı dolaşarak az bilenen ve farklı lezzetleri keşfederek menüyü hazırladılar. 30 Ekim’de içecekler hariç kişi başı 485 USD’den satışa çıkan biletler ise anında tükendi. Noma 2016 yılının ikinci yarısı için Kopenhag’a rezervasyon almaya başladı bile. Siz bu satırları okurken Rene Redzepi uçağına binmiş ve Avustralya’ya veda tweet’ini çoktan attı : “Hoşçakal Avustralya, bir şekilde yolumuz tekrar kesişecek..”
Amerika kıtasına geldiğimizde, Amerika Birleşik Devletleri’nde, defalarca ülkenin en iyi restoranı seçilen ve Chicago’nun gurme mutfak severler açısından popüler olmasını sağlayan çizgi dışı ve yaratıcı Şef Grant Achatz ve ortağı Nick Kokonas 2016 yılında önce Avrupa kıtasına giderek İspanya’da Madrid’de ardından ülkeye geri dönüp Miami’de üst üste 2 pop-up restoran planladıklarını duyurmuşlardı. 2005 yılında kurdukları Alinea, 3 Michelin yıldızı sahibi ve 2015 yılı itibariyle dünyanın en iyi 26. Restoranı konumunda. Alinea’ya ek olarak bu ikilinin Next isimli başka bir efsane restoranları ve The Aviary isimli barları bulunmakta. Next ise kimi zaman karaborsaya düşecek kadar yüksek fiyatı ile (kişi başı 500 usd leri geçebiliyor) yoğun ilgi çeken ve düzenli olarak menü ve temanın değiştiği, sanat ve spor karşılaşmaları gibi bilet satın alarak gidebildiğiniz bir restoran.
Achatz ve Kokonas, Ocak 2016’da Madrid’de NH Collection Madrid Eurobuilding hotel içerisinde DiverXO isimli 3 Michelin Yıldızlı Restoranı bulunan bir başka ünlü chef Dabiz Munoz ile işbirliği yaptı. Farklı bir konseptle ilerleyen bu pop-up anlayışında, ilk hafta farklı katlarda 2 restorana bölündü ve konuklara yemeğin ilk yarısında Alinea Menüsü sunup, diğer yarısında ise diğer kata transfer edip DiverXO ile devam ettiler. Kalan 3 haftada ise “Alinea-Madrid” adını verdikleri İspanyol yemeklerini Alinea stilinde yorumladıkları ve bir övgü anlamı taşıyan tek bir menü ile devam ettiler. Mutfak ekibinin de büyük bir çoğunluğunun Madrid’de olduğu organizasyonda, yine aynı ekip 6 Şubat’da İspanya ayağını bitirip, Miami’ye geçti, 1 ay süre ile ikinci bir Pop-up restoran organizasyonu düzenledi.
Saxon_Luke Dale Roberts3

Saxon-TerraceView (High Res)1

Güney Afrika’ya geldiğimizde, şehrin tasarım ve sanat ile iç içe bölgesi Woodstock’taki, dünyaca ünlü The Test Kitchen’ isimli restoranının Şefi Luke Dale Roberts’ı da 2016 yılı için pop-up hazırlığında buluyordu. Sunduğu mutfağı çeşitlilik gösteren bir dünya mutfağı olarak tanımlayan şef, Asya ve Avrupa’da çok sayıda önemli restoranda edindiği tecrübe sonucu, 2010 yılında Cape Town’da açtığı, şu anda dünyanın en iyi 50 restoranı arasında 28. Sırada olan The Test Kitchen için Johannesburg’daki ikonik Saxon Otel’de 21 Ocak 2016’da açılmasını takiben, 3 ay sürmesi beklenen bir pop-up restoran açtı ve hizmet vermeye devam ediyor.
2015 yılında Londra başta olmak üzere, bir çok noktada Pop-up yemekler düzenleyen Massimo Bottura’nın ise, 2016’da hem Londra hem New York için yeni projelerini açıklaması ise an meselesi.
New York, gastronomi dünyası için 2016 yılında San Pellegrino 2016 organizasyonuna ev sahipliği yapıyor olacak. Şehirde ciddi bir hareketliliğin yaşanacağı kesin.
New York için kolları sıvıyan bir başka isim ise Kopenhag’ın diğer önemli restoranı, Geist’ın Michelin Yıldızlı efsane şefi Bo Bech. Şef Bech de bir seri pop-up yemek planlıyor.
Pop-up Restoranlar ile başlayan bu hareketlilikten en çok fayda sağlayanlar ise kuşkusuz dünyaca ünlü otel zincirleri. Geçtiğimiz yıl, Temmuz-Ekim ayları arasında, Mandarin Oriental Kuala Lumpur dünyanın en iyi 19. restoranına Azurmendi’nin şefi Eneko Axta’yı, The Landmark Mandarin Oriental Hong Kong ise geçtiğimiz Eylül ayında 3 gün İsveç’te yılın şefi seçilen, 2 Michelin yıldızlı Bjorn Frantzén’i ağırladı.
İlk defa Fransız asıllı şef Ludo Lefebvre tarafından kullanılan Pop-up restoran terimi, ve dünyayı saran Pop-up trendinin bir uzantısı olarak bu sınır tanımayan şefler daha da yeni ve farklı yaklaşımları da deniyor. Tokyo’daki dünyanın en iyi 8. Restoranı Fransız Mutfağı etkisinde Japon Mutfağı sunan Narisawa’nın şefi Yoshihiro Narisawa bir yemek kamyonu ile Japonya’da pop-up menüler sundu.
2016’ya girerken, gitgide artan bu gastronomi hareketinden Türkiye ve Türk şeflerinin de uzak kalması mümkün değil. 2015’te El celler de Can Roca ile Neolokal’DE düzenlenen Anatolian Pop-Up yemekler, Dünyanın en iyi 96. Restoranı Mikla’nın şefi Mehmet Gürs’ün Gelinaz Shuffle kapsamında Avusturalya’nın yükselen restoranı Orana’nın mutfağına geçmesi sadece başlangıç.
Nisan ayında dünyaca ünlü Türk Şef Kemal Demirhasal-Alancha, Prag’da,Bellevue Restaurant’da Anadolu Mutfağı’nı, Anartolian Tasting başlığı ile ve Humus, Kireçte Kabak, Keşkek, Tarhana Çorbası gibi yemeklere modern Alancha dokunuşu ile bir pop-up etkinlikte sundu. Bu Mayıs’ta ise bir diğer önemli isim Şef Maksut Aşkar-Neolokal, Kapadokya’da Cappadox’ta mutfakseverler ile buluşacak.
İlkbahar ile beraber hem seyahatlerinizi planlarken hem de şehirde lezzwetli deneyimler için dünyaca ünlü şeflerle unutulmaz Pop-Up Restoran deneyimleri için hazır olun. Artık iyi yemek zaman ve mekan tanımıyor…

Yorumlar

yorum

Share This Post!